Görüntüleme : 24340  /  Yayınlanma Tarihi : 2022-01-17 09:49:22

İnşaat Mühendisi Yüksek Lisans Yapmalı mı?


İnşaat Mühendisiğinde Yüksek Lisansın Önemi

İnşaat mühendisleri için günümüzde en çok sorulan sorulardan biri de yüksek lisans yapılmalı mı konusudur. Özellikle İnşaat Mühendisi sayısının artması ve sektördeki işlerin uzmanlık alanlarına göre ayrışması bu ihtiyacı ortaya çıkaran başlıca konulardır.

Eski yıllarda hem üniversitelerin az olması hem de buna bağlı olarak mezun olan öğrencilerin sayısının az olması sebebiyle piyasada İnşaat Mühendisi açığı daha fazla olduğundan mezun olanların pek çoğu yüksek lisans eğitimine devam etmeden iş hayatına atılmakta idi. Üniversitelerde ise yüksek lisans eğitimi tek bir çatı altında toplanmış olup genellikle İnşaat Mühendisliği yüksek lisans programı başlığında yürütülmekteydi. Günümüzde bu programın tam karşılığı olmasa da Yapı Mühendisliği’nin bu programın temelini oluşturduğunu söyleyebiliriz. Eski yıllarda bu programı okuyanlar genellikle statik tasarım alanında meslek hayatına devam edecek mühendisler olmakta idi.

Günümüzde firmalar İnşaat Mühendisi arayışlarını belirli alt dallara bölmekteler. Örneğin statik tasarım firmaları İnşaat Mühendisi ararken statik tasarım alanında uzman, proje yönetim firmaları ise yapı işletmesi alanında uzman mühendislere yönelmekte. Mesleki uzmanlıklar İnşaat Mühendisliği kavramının tek bir paydada yürütülemeyeceğini bize şimdiden göstermiş durumda. Bu yönüyle incelediğimizde yüksek lisans programlarının faydalı olabileceğini söyleyebiliriz.

Bazı firmalar İnşaat Mühendisi iş ilanlarında belirli bir alanda yüksek lisans yapma şartını dahi belirtebilmekte. Örneğin İnşaat Mühendisliğinde teknik ofis alanında bir konu olan sözleşme alanında çalışabilmek için sözleşme mühendisliği (yurtdışında olan bir programdır) gibi yüksek lisans programlarında okumanın tercih sebebi olacağı belirtilmekte.


 

Peki yüksek lisans gerçekten yararlı mı ve mesleğe faydası var mı?

Kendim iki yüksek lisans yapmış bir İnşaat Mühendisi olarak şunu söylemem mümkün; yüksek lisansı seçerken eğer hedefiniz iş hayatına katkı ise iyi düşünmelisiniz. Bu noktada çok fazla parametre devreye girmekte. Kendim için konuşursam yapmış olduğum yapı işletmesi tezli yüksek lisansı benim iş hayatıma büyük katkılar sağladı. Ancak bunun temelinde hem seçmiş olduğum üniversitenin kalitesi hem de bölümümün etkisi vardı. Şimdi gelin bunları birlikte sırayla değerlendirelim:

  1. İnşaat Mühendisliği alanında hangi yüksek lisansı yapmalıyım?

Bu kendinize sormanız gereken en kritik sorudur. Mesleğe henüz adım atmadıysanız ve stajlarınızda iyi bir gözlem sağlayamadıysanız bu soruya yanıt aramak güç olacaktır. En azından uzun dönem stajdan veya 2 yıllık bir iş hayatından sonra bu soru kafanızda daha netleşecektir. Ancak yine de hem derslerden hem de kendi edinimlerinizden yola çıkarak henüz okurken de buna karar vermeniz mümkün. Ayrıca ilgisi olan arkadaşlarımız websitemizin anasayfasından Udemy’deki eğitimlerimizi de inceleyebilirler ve indirimli alabilirler, bu eğitimleri de bir yandan kafanızda hedeflerinizin şekillenmesi amacıyla oluşturdum. Şimdi İnşaat Mühendisliğindeki yüksek lisans programlarını sırasıyla değerlendirirsek:

  • Yapı Mühendisliği Yüksek Lisans Programı:

Yapı mühendisliği programı adından da anlaşılacağı üzere statik ve dinamik etkileri ele alan konulara yoğunlaşmakta. Bu program içerisinde yapı statiği, mukavemet, betonarme veya çelik gibi konuları ileri düzeyde teorik olarak öğrenme fırsatı yakalayabilirsiniz. İş hayatı açısından özellikle statik firmalarda faaliyet yürütmeyi planlayan arkadaşlarımız için iyi bir altyapı sağlayabileceğini söyleyebilirim. Bu bölüme girenlerin pek çoğu da doktora programlarına devam etmekte ve akademik kariyeri tercih etmektedir. Yapı Mühendisliği bölümlerinin hepsi tezlidir. Bu programa girdikten sonra da belirli uzmanlık alanlarında yoğunlaşırsınız, bunlardan bazıları güçlendirme, çelik, betonarme, hesaplamalı bilim vb. alanlardır. Bu alanlar sizin tez konunuzun temelini oluşturur ve bu alanlardan birinde uzman danışman hocanızla birlikte üzerine çalışma yürütürsünüz.

  • Yapı İşletmesi Yüksek Lisans Programı:

Yapı işletmesi esasen saha, teknik ofis, BIM ve proje yönetimi gibi konuların ele alındığı güzel bir programdır. Bu program İnşaat Mühendisliği iş hayatı ile ilgili en çok faydasını gördüğüm program diyebilirim. Örneğin kendim buradan elde ettiğim altyapı sayesinde kurumsal bir firmada işe başladığımda bir finans uzmanı kadar iyi bütçe hazırlayabiliyor veya finansal analiz yapabiliyordum. Bu program pek çok üniversitede tezsiz verilmektedir. Programa girdikten sonra uzmanlık alanlarınız sözleşme, proje yönetimi, finans, iş güvenliği veya BIM gibi konular olabilir, danışmanınızı da buna göre seçmeniz gerekecektir.

  • Geoteknik Yüksek Lisans Programı:

Geoteknik yüksek lisans programı zemin mekaniği ve bununla ilgili sistemleri içermektedir. Bu alanda yüksek lisansa başlayanlar genellikle akademik hayatı hedeflemektedir. Ancak geoteknik konusunda çalışan firmaların pek çoğu özellikle bu alanda yüksek lisans yapmış İnşaat Mühendislerine iş imkanı sağlamaktadır. Okuması zor ve teorik içeriği bol bir program diyebiliriz. Tüm üniversitelerde tezli olarak açılmaktadır.

  • Ulaştırma Mühendisliği Yüksek Lisans Programı:

Karayolu ve demiryolu konularında uzmanlaşmak isteyen arkadaşlarımız için uygundur. Bu bölümü okuyan İnşaat Mühendisleri özellikle karayolu ve demiryolu tasarımı yapan firmalarda daha avantajlı fırsatlar yakalayabilecektir. Ancak bu tür iş ilanları genele göre nadirdir. Program sadece tezli olarak açılmaktadır. Bu alanı tercih edenler genelde akademik kariyerlerine doktorada devam etmektedir.

  • Malzeme Mühendisliği Yüksek Lisans Programı:

Dünyada ve Türkiye’de eskiye göre populerliği oldukça artmış bir programdır. Özellikle sürdürülebilir malzeme araştırmaların yaygınlaşması ile birlikte geleceğin mesleklerinden de biri haline gelmiştir. Bu alanda yüksek lisans yapan İnşaat Mühendisleri genellikle doktora programlarına devam etmekte ve danışmanlık vb. işler yürütebilmektedir. Ayrıca yurtdışında pek çok ülke ve üniversite bu gibi sürdürülebilirlik başlığını içeren bölümlere oldukça fazla destek sunmaktadır. Program sadece tezli olarak açılmaktadır.

  • Hidrolik ve Kıyı Bilimleri Yüksek Lisans Programı:

Bu alanı tercih eden İnşaat Mühendisleri liman, dalgakıran vb. tasarımları yapan inşaat firmalarında iş imkanı yakalamada avantaj sağlayabilmektedir. Ancak bu alanda faaliyet yürüten firma sayısı ve iş ilanı genele göre azdır. Bölümü okuyan İnşaat Mühendisleri genellikle akademisyenlik hedefi ile doktora programına devam etmektedir.

  • Deprem Mühendisliği Yüksek Lisans Programı:

Bazı üniversiteler bu bölümü yapı mühendisliği yüksek lisansından ayırarak ayrı bir uzmanlık başlığında yürütmektedir (Ör: İTÜ, Boğaziçi). Bu alan esasen geoteknik ve yapı mühendisliğinin karışımıdır diyebiliriz. Özellikle deprem bölgesinde yer alan ülkemizde dünyanın pek çok ülkesine göre bu alan oldukça gelişmiştir. Statik tasarım firmalarının yapı mühendisliği programı ile birlikte işe alımlarda tercih sebebi olacak önemli alanlardan biridir. Eskiden iki yüksek lisans programı aynı anda yapılabilmekte idi. Bu dönemlerde yapı mühendisliği ve deprem mühendisliğini birlikte bitirmiş olan arkadaşlarım oldu. Şu anda bu arkadaşlarımın piyasada arananın ötesinde teknik ve teorik bilgilere sahip olduklarını söyleyebilirim. Bölüm sadece tezli olarak bulunmaktadır.

 

  1. Tezli Yüksek Lisans mı Tezsiz Yükek Lisans mı?

Kafanızda bölümü belirlediniz, şimdi geldik en çok sorulan sorulardan birine. En başta şunu belirtmek istiyorum. Tezli yüksek lisans programlarının asıl hedefi akademisyen yetiştirmektir. Yani doktoraya öğrenci yetiştirmek ve buna hazırlamaktır. Tez dediğimiz konu mevcut akademideki literatürün üzerine bir parça ilave etmeniz anlamına geliyor. Siz bu sebeple tez yazarak iş hayatına değil en başta akademiye katkı sağlama hedefinde olmalısınız. Peki bu noktada tezin iş hayatına katkısı yok mu diyeceksiniz. Katkısı elbette olacaktır. En başta çalıştığınız konu ile ilgili tüm literatürü tarayacağınızdan dolayı o konuda uzmanlaşacaksınız. Ayrıca akademik yazım metodlarını öğrenecek ve yazma, araştırma becerilerinizi üst seviyeye taşıyacaksınız. Tabii bu tezi yazmak kolay diyemeyiz :) Özellikle danışman hocanızı iyi belirlemelisiniz. Eğer sorunlu bir danışman seçerseniz tüm emekleriniz sonuçsuz kalabilir. Tezinizi yazarken danışmanınız ile iyi anlaşmalı ve onunla sürekli iletişim halinde olmalısınız.

Tezsiz yüksek lisans programları ise şu anda genelde yapı işletmesi ve iş güvenliği tarafında sunulmakta. Eskiden askerliğini uzatmak isteyenlerin bolca tercih ettiği bölümlerdi :) Şimdi pek çok üniversitede ücret ödeyerek kolayca girebileceğiniz bölümler haline geldi. Ancak bazı üniversitelerde (Ör: İTÜ ve YTÜ) bu bölümler iş hayatınız açısından size özellikle teknik ofis ve saha konularında iyi bilgiler sunabilir. Alacağınız tezsiz yüksek lisans diploması (eskiden sertifika idi) sektörde iş ilanlarında sizi bir adım ileriye taşıyabilecektir.


 

Genel kapsam bu şekilde idi, şimdi gelelim yüksek lisans programları ile ilgili soru cevap kısmına.

Soru 1: Yüksek Lisansın dersler ve tez haricinde ek bir katkısı var mı?

Kesinlikle var. Ben pek çok iş yaptığım arkadaşımla yüksek lisansta tanıştım. Özellikle çevre anlamında sizi bir adım öne taşıyacaktır. Bu noktada iyi bir üniversite seçmek tabii ekstra katkı sağlar.

Soru 2: Yüksek lisans programları kaç sene ve kaç ders?

Tezli yüksek lisans programları 8 dersten oluşuyor, bu programa girdikten sonra dersleri bitirmek için 2, tüm programı bitirmek için 3 seneniz var. Tezsizlerde ise 10 ders bulunuyor, genelde 1.5 senede tüm programı tamamlamanız isteniyor. Tezsizde dersleri tamamladıktan sonra basit ve tez niteliği taşımayan bir proje ödevi veriyorsunuz.

Soru 3: İnşaat Yüksek Mühendisi ünvanı önemli mi?

Bu unvan artık verilmemekte. Eskiden tezli yüksek lisans programı mezunlarına verilen diploma haricinde unvan belgesi de sunulmaktaydı. Ancak sebebini bilmediğim bir şekilde bu kaldırıldı.

Soru 4: Yüksek lisansa nasıl giriliyor?

Yüksek lisansa giriş için ALES sınavından belirli bir başarı elde etmeniz istenir. Her üniversitenin ve her bölümün istediği min. puan farklıdır. Bunu üniversitenin sitesinden kontrol etmeniz gerek. Bunun haricinde İTÜ ve Boğaziçi gibi üniversitelerde yabancı dil şartı daha yüksektir. Örneğin İTÜ için YÖKDİL veya YDS gibi resmi sınavlardan 65 üzeri almanız beklenir. Son olarak her bölüm için belirli bir not ortalaması gerekir, bu da sitelerde yer almaktadır. Bu şartları sağlayıp başvurunuzu yaptıktan sonra mülakata çağrılırsınız. Mülakatta akademik hedeflerinize, daha önce akademik bir makale yazdıysanız bunlara, lisans tezinize veya geçmiş iş deneyimlerinize bakılabilir. Bunun yanı sıra bazı üniversiteler kendi mezunlarını daha ön planda tutmaktadır. Mülakattaki değerlendirme ile birlikte ALES puanınız ve not ortalamanız esas alınarak genel bir not belirlenir ve buna göre kabul alırsınız.

Soru 5: İş hayatı ile birlikte yürütmem mümkün mü?

Bu tamamen bölümünüze ve danışmanınıza bağlı. Aynı zamanda çalıştığınız firmadan dersler için en az 1 gün izin almanız gerekiyor. Çoğu iş yeri buna müsaade etmeyebilir. Bu açıdan biraz şanslı olmalısınız.

Soru 6: İnşaat Mühendisiyim ama başka bir alanda yüksek lisans yapmam faydalı olur mu?

Kesinlikle olabilir. Örneğin ben ilk yüksek lisansımı mimarlık bölümünde yapan bir İnşaat Mühendisiyim. Hatta şu anda doktorama işletme bölümünde devam ediyorum. Hepsinin mesleğime ve yaptığım işlere de ayrı bir katkısını gördüm. Bu açıdan illaki bu sıraladığım bölümlerle sınırlanmanıza gerek yok. Size ve hedeflerinize yakın olan tüm alanları araştırın, sevmediğiniz bir konuya ait tezi zaten yazmanız mümkün değil.

Soru 7: Gireceğim üniversitenin önemi var mı?

Elbette var. Her üniversitede istediğiniz bölüm olmayabilir veya ilgili sene başvuruya göre açılmayadabilir. Ayrıca akademik kadrosu iyi olan bir üniversite size çok katkı sağlayabilecekken vasat olan ise zaman kaybı olabilir. Bu sebeple hedeflerinizi iyi belirlemelisiniz.

Soru 8: Üniversiteden mezun olduktan hemen sonra mı yapmalı?

Esasen yazıda da belirttiğim gibi 1-2 senelik çalışma hayatının sonunda bir hedef belirlemek daha verimli olabilir. Örneğin bir statik ofiste işe başlarsınız ancak işler umduğunuz gibi değildir ve aklınızın köşesinde her zaman teknik ofis mühendisliği vardır. İşte bu gibi bir durumda yapı mühendisliği bölümü okumanız size belirli katkılar sağlasa da yine de çok gerekli bir bölüm olmayacaktır. Günümüz koşullarını düşündüğümüzde ise hem piyasanın kötü olması hem de iş ilanlarının az olması sebebiyle (özellikle yeni mezun alımları yok denecek kadar az) bu süreç yüksek lisans ile de değerlendirilebilir elbette. Tabi hem yüksek lisans hem de işi birlikte yürütebiliyorsanız ne ala :)

 

Son Notlarım

Sizin için tüm genel kapsamı özetlemeye çalıştım. Ayrıca meslekte uzmanlaşmanın önemini de vurguladım. Son olarak şunu tekrar hatırlatmak istiyorum. Tezli yüksek lisansın öncelikli hedefi akademi ve bilimdir. Yani sizi doğrudan iş hayatına hazırlamaz. Sadece öğrendiklerinizden faydalanırsınız. Bu sebeple okuldaki hocalarınız iş hayatında gelip direkt bir proje müdürü veya şantiye şefi olamazlar, onların uzmanlık alanı bilimsel ve teorik konulardır. Akademi bambaşka bir alandır ve başvurmadan önce bu alanı iyi araştırmanız gerekir.

Benim İnşaat Mühendisliği okuyan arkadaşlarımıza yönelik hazırlamış olduğum İnşaat Mühendisliği Kariyer Eğitimime de aşağıdaki linkten kayıt olarak tüm bu anlattığım konularda daha detaylı bilgiye sahip olabilirsiniz:

https://www.udemy.com/course/insaat-muhendisinin-kariyer-rehberi/?referralCode=18D41AC6CB79432D75E3

 

 

 

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaş